February 24, 2020

Battaniye Altında İzlenebilecek Romantik Filmler

Kış hakkında evrensel bir gerçek var o da şu, hava kötüleşmeye başladığında, çoğumuz hemen kanepeye gidip mümkün olduğunca çok film izlemek istiyoruz. İçeride battaniyenin altına girip sıcacık rahat bir kış gecesinde iyi bir film izlemek ile ilgili çok rahatlatıcı bir şey var. Şans vermeye değer birçok film türü olsa da, elbette, tüm sezon boyunca evde rahatlarken izlemek için gerçekten mükemmel olan birçok romantik film mevcut, önemli olan seçim yapabilmek.

Eğer büyük bir romantik film aşığıysanız ve daha önce bu aşağıdaki filmlerin benzerlerini gördüyseniz, eski favorileri tekrar izlemekle ilgili bir sorun yok – hatta, bazen filmde kaçırdığınız bazı şeyleri tekrar izlediğinizde fark edebilirsiniz. Bu yüzden en rahat battaniyenizi alın, patlamış mısır veya sıcak çikolata yapın ve bu soğuk günlerde romantik film seçimlerimizle ısının.

The Big Sick
Kumail Nanjiani ve Emily Gordon’un gerçek hayat ilişkisine dayanan ve birlikte yazdıkları Büyük Hasta’nın mutlu bir sonu olduğunu söylersek spoiler vermiş olayız. Ama bu mutlu sona nasıl ulaştıkları iki farklı ırkın birbirine ön yargı ile yaklaşması ve beklenmedik bir koma gibi gerçekten yürek burkan detaylara sahip. Koltukta uzanıp biraz gözyaşı dökmek için mükemmel bir film olan Büyük Hasta bir yandan da sizi çok güldürecek komik sahnelerden oluşuyor.

How To Lose A Guy In Ten Days
Ünlü bir gazeteci olmayı düşleyen Andie bu süreçte aslında çokta önem vermediği bir magazin, kadın dergisinde çalışmaktadır. Daha ciddi konularda yazmak isteyen Andie’ye editörü bir görev verir. Bir erkeğin 10 günde nasıl kaybedileceği hakkında bir yazı yazacak aynı zamanda gerçek hayatında da flört ettiği bir erkeği kendinden soğutmaya çalışacak, tecrübeleri üzerine de yazıyı yazmaya devam edecektir fakat Andie’nin hesaba katmadığı küçük bir detay vardır, kaybetmeye çalıştığı flörtü de bir iddia uğruna onunla ilişkisine devam etmeye çalışmaktadır. Yer yer gülme krizine gireceğiniz Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir yılda en az bir kere izlemeye değecek kadar romantik ve eğlenceli bir film.

50 First Dates
Henry Roth, Hawaii gibi bir cennette birçok kadınla hiçbir bağ kurmadan istediği gibi yaşayan bir doktor..Bir gün Lucy Whitmore ile tanışır ve hayatında her şey değişir. Henry ve Lucy birbirlerinden hoşlanmaya başlarlar ve sevgili olmak konusunda da isteklidirler fakat Lucy bir gün sonra Henry’i tanımaz ve Henry bu konuda şaşkınlığını gizleyemez. Esas kızımızın bir hafıza hastalığı vardır ve yaşadığı günü bir gün sonra unutmaktadır. Henry bu durumdan rahatsız olmaz ve her yeni gün kızı kendine aşık etmek için uğraşır. Biraz klişe ama gerçekten kalbinizi ısıtacak bir film arıyorsanız 50 İlk Öpücük’e bir şans verin.

Geri «
Ileri »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir