August 4, 2020

Evinizde Yaptığınız Bu Hatalar Stresinizi Yükseltiyor Olabilir!

Artık havaların güzelleştiği günlerde evde kalmak büyük bir stres topuna dönüşmeye başladı. Stres kortizol seviyelerimizi yükseltir ve bizi sürekli tetikte tutar. Yüksek kortizol seviyeleri, genellikle karın veya yüzde olmak üzere ruh hali değişimlerine, sinirli veya depresif hissetmeye ve hızlı kilo alımına neden olabilir.

Günlük streslerimiz pek çok şeyden kaynaklanıyor. Aile, iş, arkadaşlık ilişkilerimiz, banka hesaplarımız… Liste böyle uzar gider fakat bir şeyi göz ardı ediyor olabilir miyiz? Belki de evimiz de bizi strese sokuyordur. Gelin birlikte stresten arınmış bir ev ortamını nasıl sağlayabiliriz sorusunun cevabını bulalım.

Yetersiz ışık

İyi aydınlatmanın gücünü asla hafife almayın. Doğru konuma yerleştirilmiş ayaklı lambalar ve masa lambaları sadece mekanınızın atmosferini dönüştürmekle kalmaz, aynı zamanda ruh halinizi de etkileyebilir. Doğru ışık türünü seçmek çok önemli. Doğal ışık, ruh halimizi düzenlememize ve modumuzun yükselmesine yardımcı olur ve yeterli olmamasının kişi üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Bir araştırmaya göre insanlar direkt gelen güneş ışığını değil belirli bir süzgeçten geçmiş olanını seviyor. Uzmanlara göre odanıza aldığınız lambalarında böyle olmasına dikkat edin. Örneğin sepet malzemeden üretilmiş lamba başlıklarını deneyebilirsiniz.

Çok Renkli Odalar

Canlı tonların bolluğu, bir zamanlar dinlenmenizi sağlarken şimdi stresin merkez üssüne dönüştürebilir. Son derece doygun tonlar ve çoklu zıt renkler, insanlarda enerji verici bir etki yaratmak için harika olabilir; bununla birlikte, bu kombinasyonun uzun süre çevresinde bulunması zordur ve endişe ve strese yol açabilir. Ancak, baskın renklerin stresli olabilmesi, onları tamamen ortadan kaldırmanız gerektiği anlamına gelmez. Bunun yerine, bu canlı tonları ölçülü olarak kullanın. Doğada, doğal nötr tonlar en büyük oranlarda görülürken, cesur renk patlamaları çiçekler ve bitkilerde daha az miktarlarda ortaya çıkıyor, siz de evinizi bu dengeye göre düzenleyin.

Tek Renge Bağlı Kalmak

Ne düşündüğünüzü biliyoruz: Baskın renkler çok stresliyse, bütün evi beyaz tercih etmelisiniz, değil mi? Pek değil. İster inanın ister inanmayın, çok fazla beyaz evinizi stresli bir alana dönüştürebilir.
Çoğu insan, daha doğal ve tekdüze damağa sahip alanlarda sakin ve rahat hissettiklerini bildirirken, renk tonunda hiçbir değişiklik olmayan alanlar ters tepkiyi ortaya çıkarabilir. Her yeri beyaz olan bir evde kahve içmenin, yemek yemenin ne kadar stresli olabileceğini düşünün ve şu kelimeyi aklınızdan hiç çıkarmayın; Denge!

Gözle Görülür Dağınıklık

Marie Kondo’nun şu sözüne kulak verin “düzenli bir ev mutlu bir evdir”
Dağınıklık bizi gergin hissettiriyor ve zihnimizde gerektiğinden çok daha fazla alanı kaplıyor. Beyinlerimiz düzenli yığınlar veya organize kutularla zihinsel olarak dağınıklığı düzenleyemediğinden, taşan kağıt yığınlarına veya oyuncak yığınlarına daha fazla odaklanma eğilimindeyiz.

Bunun yerine eşyalarınızı kaplarda ve sepetlerde saklayarak dağınıklığı en aza indirin. Bu şekilde, yaklaşan dağınıklığınızı ve yapılacaklar listeniz veya hangi diziyi izlemeniz gerektiği gibi hayattaki önemli şeyler hakkında daha fazla düşünebilirsiniz.

Geri «
Ileri »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir